Kayabaş: Köylerin demografik yapısı da ekolojik yapısı da mahvolacak!

Saadet Partisi Antalya İl Başkan Yardımcısı Çevre Mühendisi Abdulkadir Kayabaş yaptığı basın açıklamasında Saadet Partisi İl Başkanlığı olarak; çevre, tarım alanları, ormanlar, doğal ve tarihî hazinelerimizin ranta kurban gitmemesi için ciddî çalışmalar yapmakta ve bu konuları çözüm önerilerimiz ile birlikte siz değerli medya mensupları aracılığıyla gerek kamuoyunun gerekse yetkililerin dikkatine sunmaktayız diyerek sözlerine başladı.

2014 yılında kabul edilen Büyükşehir Yasası ile büyükşehir sayısı 30’a çıkartılmış ve bu 30 büyükşehirdeki orman köyleri hariç tüm köyler, köy olmaktan çıkartılarak kırsal mahalle olarak kabul edilmişti diyen Kayabaş, kendilerinin Antalya’daki tüm kırsal mahallelerin yeniden köy statüsüne dönebilmesi için ciddî çalışmalar yaptıklarını, gerekli tüm evrakları hazırlayarak Antalyamızda bulunan tüm kırsal mahalle muhtarlarına tek tek ulaşarak yardımcı olduklarını sözlerine ekledi.

Yapmış olduğumuz bu çalışmaların kamuoyuna ve yetkililere ulaşarak gündem oluşturması için elbette medyaya ihtiyaç duyulmaktadır diyen Kayabaş burada yerel medyanın önemi bir kez daha anlaşılmaktadır diyen Kayabaş, çalışmalarına yer veren vermeyen tüm medya kuruluşları ve çalışanlarına ayrı ayrı teşekkür etti. Yerel medya, yerel gündemin belirleyicisi, şehrin muhafızı ve müdafiidir diye sözlerine devam eden Saadet Partili Başkan, daha önce pek çok konuda birlikte hayra motor şerre fren olduk dedi.

Şimdilerde, kırsal mahalle mi köy mü oldukları konusunda bile henüz uzlaşılamayan 30 büyükşehirde bulunan köylerin imara açılması kararı alındı. Anlaşılan; ormanlar, sit alanları, millî parklar, sulak alanlar gibi hayatî önem arz eden alanları daha önce imara açan hükümet, buradan umduğu kaynağı oluşturamamış olmalı ki gözünü köylere dikti diye sözlerine devam eden Kayabaş. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle, 30 büyükşehir belediyesinin sınırları içinde bulunan kırsal yerleşik alan sınırını 100 metreden 300 metreye çıkardı. Bu değişiklikle, tarla, bağ ve bahçeler evlerle dolacak, köylerde şehir yoğunluğu oluşacak. Ormanlar, tarım arazileri daha da daralacak. Tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlılık daha da artacak ülkemiz iyiden iyiye sağlıksız ithal gıda ürünlerinin pazarı hâline gelecektir dedi.

Kayabaş, ayrıca köylerin de şehirlerimiz gibi betona boğulacağı yetmezmiş gibi köylere dışarıdan isteyen herkesin ev yapmasının önü de iyice açıldı. Artık ikametini köye aldırmadan, uzun dönem oturup oturmadığına bakılmaksızın parayı bastıran herkes köylerimizi dolayısıyla tarım alanlarını, ormanları, sulak alanlarımızı betona boğabilecek. Söz konusu değişiklikle köylerde tek parsele tek ev yapılabilir şeklindeki madde de tek parsele üç ev yapılabilir şeklinde tahrif edildi diyerek yapılan bu değişikliklere ilişkin itirazlarını dile getirdi. Ve ekledi yapılan bu son değişiklik bize gösteriyor ki hakikaten siyasette tesadüf diye bir şey yok. Büyükşehir yasası ile başlayan süreç aklınıza gelebilecek her alanın imara açılmasına kadar geldi. Bu iktidarın attığı her adım hem rant hem de ülkemizi çökertmek için uygulanan büyük bir planın parçasıdır. Biz, öyle imkânlar sağlansın vatandaşlarımız köylere geri dönsün derken bunu kastetmemiştik.

Saadet Partisi Antalya İl Başkan Yardımcısı Abdulkadir Kayabaş sözlerini, hükümete, bakanlığa ve yerel yönetimlere yaptığı şu çağrı ile bitirdi. Buradan hükümete sesleniyorum 2002 yılında iktidara geldiğiniz günden bu yana çevre, tarım, hayvancılık ve benzeri konularda ranttan başka bir şey düşünmediniz. İmar kanunlarını, orman kanunlarını, çevre kanunlarını delik deşik ettiniz, yamalı bohçaya çevirdiniz. Derhal yapmış olduğunuz tüm ranta dönük değişiklikleri iptal edin ve anayasamıza bağlı kalarak çevreyi, tarımı, hayvancılığı yani ülkemizin geleceğini önceleyecek şekilde eski hâllerine geri döndürünüz. Hoş, yapsanız da yapmasanız da gidicisiniz ve bu iyileştirmeleri yapmak biz vatanperverlere kalacak. Hani hep şuraya ihanet ettik, buraya ihanet ettik, aldatıldık, kandırıldık diyorsunuz ya şimdiden uyarıyoruz gelin yol yakınken bu uygulamadan vaz geçin. Yoksa ev yapabilmek hakkını kazanabilmek adına uzun dönem oturma mecburiyetini kaldırdığınız için köylerin demografik yapısı da ekolojik yapısı da mahvolacak. Yerel yönetimlere de, söz konusu değişiklikle alakalı belediye meclislerinde Anayasamızın 169 ve 170. maddeleri, köy kanunu, il idaresi kanunları  ışığında çalışmalar yaparak kararlar alın çağrısını yapmak istiyorum. Unutmayınız ki bu ülkede hâlâ anayasa ve kanunlar var ve bu anayasa ve kanunlar; yönetmelik, kararname ve genelgelerden daha yukarıdadır ve anayasa ve yasalarda yer alan bir konuda diğerlerine bakılmaz.

 

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir