Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, Rusya’ya domates ihracı için Antalya’dan hiçbir firmanın yetkilendirilmemesi konusunda önemli açıklamalarda bulundu.
Tarımsal üretiminin Antalya için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Başkan Düzen, hali hazırda Rus makamlarının Türk domatesine ambargo kararının tamamen siyasi olduğunu ifade etti. Konuya ilişkin olarak Saadet İl Başkanı şunları kaydetti:
“Uçak krizi ile başlayan Rusya’nın ülkemiz tarım ürünlerine uyguladığı ambargonun siyasi bir karar olduğu açıktır. Bildiğiniz üzere daha önceleri de ara ara Türk ürünlerine kapıların kapatıldığına şahit olduk. Onlar bir şekilde çözülmüştü ama uçak krizinden sonraki durum hala düzeltilebilmiş değil. En son sadece 3 firmadan domates alan Rusya devletinin bu sayıyı 30 civarına kadar artırmasını beklerken sadece ek 5 firmaya daha ihracat imkanı sunması ve bu 5 firmanın da Antalya menşeli olmaması, konunun siyasi olduğu tezimizi güçlendirmektedir.
TARIM ANTALYA’NIN CAN DAMARIDIR
Tarım Antalya’mızın en önemli iki gelir kapısından birisidir. Etkilediği alan olarak ifade edebiliriz ki belki de en önemlisidir. Doğuda Antalya merkezden Gazipaşa’ya kadar, batıda ise Kumluca’dan Kaş’a kadar sahil kesiminin tarım ile iştigal ediyor. Ayrıca yaz dönemlerinde Korkuteli ve Elmalı yaylalarında son yıllardaki üretim artışı bu işin sadece kıyı şeridimize değil, kuzey ilçelerimize de ciddi katkısının olduğunu gösteriyor. Üreticisinden, ilaççısı gübrecisine kadar, arazide çalışan işçisinden gerek iç piyasa gerek ihracat firmalarına kadar Antalya’nın en yoğun istihdam kapısı tarım sektörüdür. Bu meyanda tarımsal üretim Antalya’nın can damarıdır diyebiliriz.
DEVLET ADAMLIĞI CİDDİ BİR İŞTİR
Rusya bizim için tarımsal ürünlerde önemli bir ülke, ciddi bir pazardır. Nitekim uçak krizinden sonra Antalya ürünlerine konulan ambargonun sektörü ve de dolayısıyla Antalyalıyı nasıl olumsuz etkilediğini hepimiz biliyoruz. Hatırlayacaksınız, uçak krizinin hemen ardından Rusya bize kapılarını kapattığında Sayın Cumhurbaşkanımız “Alsan ne olur, almasan ne olur. Bu ülke 1 milyar dolarla yıkılmaz” demişti. Şimdi soruyorum size, daha sonraları defalarca özür getiren bu cümleler “Devlet Adamlığı” ile ne kadar bağdaşıyor? Defalarca “Biz bakkal dükkanı yönetmiyoruz, ülke yönetiyoruz, ülke” diyen Sayın Cumhurbaşkanımızdan, ülkenin en önemli üretim ayağı olan tarımsal üretimi sıkıntıya sokan bu açıklamalarını nasıl değerlendirmeliyiz? Yazık değil mi kıt kanaat geçinen üreticilerimize, tarım işçilerimize, Antalyamıza?
BİZ DE RUSYA’YA YAPTIRIM UYGULAYALIM
Türkiye’nin tarımı bu iktidar elinde iyi yönetilmiyor. Bunun ispatı da domates satamadığımız bir ülkeden tonlarca buğday ithal etmemizden anlayabilirsiniz. Biz Saadet Partisi olarak diyoruz ki, bu sorun siyasidir. Dengeler üzerine kurulu bir sorundur. Rusya’dan başta doğalgaz olmak üzere ciddi bir ithalat durumumuz var. Onların bize kurduğu baskının onda birini biz onlara kurarak bu sorunun aşılabileceğini düşünüyoruz. Antalyalının domates krizine aklıselim politikalar üretilerek son verilebiliriz. Ayrıca tek pazara bağlı kalmanın sıkıntılarını yaşadık, gerek Tarım Bakanlığı olarak, gerekse Ekonomi Bakanlığı olarak tarımsal ürünlerimiz için yeni pazarlar açılmasının gerektiğini düşünüyoruz. Üreticilerin bu zor zamanlarda desteklenmesi, masraflarının sübvanse edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yetkililer bu kriz daha da derinleşmeden gerekli önlemleri almalıdırlar.“
Bir cevap yazın