Saadet Partisi (SP) Antalya İl Başkanlığı, Filistin’e destek için ‘Özgür Filistin Sergisi’ açarak basın açıklaması gerçekleştirdi
Partililer adına basın açıklamasını Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler okudu. Güler, yaşanan soykırıma dikkat çekerek, “2023 yılında ve tüm dünyanın gözü önünde günlerdir bir soykırım uygulanıyor. Üç çeyrek asırdır bir ülke adım adım işgal edildi; herkes seyretti ve hala seyrediyor. İnsanları katlettiler, kimseden ses çıkmadı. Emzikli bebekleri, kundaktaki çocukları, hamile kadınları tonlarca kiloluk bombalarla öldürdüler ve yine kimseden ses çıkmadı. Tüm bunlar yetmedi, hastaneleri, ibadethaneleri, ambulansları bombaladılar; birkaç cılız sesten başka yine kimseden çıt çıkmadı. Sadece şu 28 günde binlerce kardeşimiz şehit oldu. Müslüman ülkelerinin liderleri de sadece kınadı, hatta bir kısmı onu bile yapamadı” dedi.
‘Değişen hiçbir şey yok’
‘Hep birlikte ayağa kalkmak için başımıza daha ne gelmesi lazım?’ diye soran Güler, “İsrail ve suç ortağı ABD, daha ne yapmalı ki İslam alemi uyansın? Irak ve Afganistan’da sustunuz, ABD durdu mu? Tunus ve Libya’da sustunuz, ABD durdu mu? Suriye’de hepiniz seyrettiniz, ABD durdu mu? Filistin meselesinde 75 yıldır susuluyor, İsrail ve hamisi ABD bir tek geri adım attı mı? Adına BOP denilen Büyük İsrail Projesi uğruna dünyayı ateşe veriyorlar, ne zaman farkına varacaksınız? Önceliği demokrasi olanlara soruyorum, ne oldu sizin demokrasi söylemlerinize? Önceliği insan hakları olanlara soruyorum, ne olacak Filistinlilerin hakları? ‘Barış istiyoruz’ diyenlere sesleniyorum, İsrail’e dur denilmedikçe ve İsrail katliamlarından vazgeçmedikçe kalıcı bir barış mümkün mü? ‘Önceliğim İslami değerlerdir’ diyenlere sesleniyorum, susarak ve sadece kınayarak daha ne kadar bu vebale ortak olacaksınız? Bush gitti, Obama geldi, Obama gitti Trump geldi, o da gitti Biden geldi. Ne değişti? Hiçbir şey. ABD yönetimine kim gelirse gelsin, değişen hiçbir şey olmadı, olmaz, olamaz” diye konuştu.
‘Yanlıştan dönülmeli’
Yanlıştan dönülmesi gerektiğinin altını çizen Güler, “Amerika’nın sözde ‘Cumhuriyetçileri’ neyse, sözde ‘Demokratları’ da odur. Ülkelerinin asıl vatandaşlarına yani yerlilere ve bilahare Afrika’dan getirdikleri zencilere yaptıkları muamele ortadadır. Bugün bile bu böyledir; bunlar için varsa yoksa küçük bir azınlığın çıkarları. Her daim öncelikleri bu olmuştur. Bunların hepsinin ortak noktası sinsi Siyonizm, ırkçı emperyalizm ve vahşi kapitalizmdir. O nedenle de ‘dostum’ hitabı ile başlayan cümlelere muhatap olacak kişiler asla değildirler. Kim ki ABD’yi kendine dost görmüşse, başka düşmana ihtiyacı yoktur. Kim ki ABD’yi müttefik kabul etmişse, bilsin ki başı mutlaka belaya girecektir. Bunun içindir ki kim ABD yönetimi ile insan haklarını, demokrasiyi, barışı aynı cümle içerisinde kullanma yanlışına düşmüşse, derhal bu yanlışından dönmeli. Bugün Kudüs’e sahip çıkmak demek, Ankara’ya sahip çıkmak demektir. Bugün İsrail ve ABD’ye engel olmak, yarın ülkemize düşebilecek ateşi bugünden söndürmek demektir. Bu koşullarda ‘hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır’ ve işte o satıh bugün Filistin topraklarıdır. Dün yamyamlar gibi İstanbul’u, Çanakkale’yi kuşatanlar, bugün de Gazze’yi kuşatmışlardır. Bu kuşatmayı yarmak hepimizin boynunun borcudur. Herkesi artık bu sorumluluklarımızı kuşanmaya davet ediyorum” şeklinde konuştu.
‘Daha kaç çocuk katledilecek’
Acil eylem planı olması gerektiğini aktaran Güler, “2018’de benzer bir durum yaşanmış ve iktidar o zaman yine bir miting yapma kararı almıştı. İktidar miting yapmaz, icraat yapar. Biden, İsrail’e destek mitingi mi yapıyor ki, siz Kudüs’e destek mitingi yapacaksınız? Adamlar uçaklarını, gemilerini gönderirken; siz sadece selam mı göndereceksiniz? Adamlar ilk günden itibaren seferber olmuşken; siz 16 gün sonra miting kararı alıp, 3 hafta sonra da miting mi yapacaksınız? Kaybedilen her bir saniyede daha kaç çocuk katledilecek, hiç düşünüyor musunuz? Bebekler bombalar altında can verirken; bu kararı almak acizliktir daha da ötesi katliama ortak olmaktır. Bu, sadece içeride algı oluşturmaktan başka ne işe yarar? Daha önce acil eylem planı olarak 16 maddelik bir yol haritası izlenmesi gerektiğini ifade etmiştik, buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. İktidar miting yapmaz, gereğini yapar” diye konuştu.
‘TBMM’de heyet oluşturulmalı’
Eylem planı olarak 16 maddelik bir yol haritası çizilmesi gerektiğini ifade eden Zübeyde Güler, “İslam İşbirliği Teşkilatı, bir an önce sürece gerektiği şekilde müdahil olmalı ve zulmü durdurmak için inisiyatif almalıdır. Bu toplantılar kınama değil icraat toplantıları olmalıdır. Bunun inisiyatifini Türkiye yapmalıdır. D-8 Ülkeleri ve Türk Devletler Teşkilatı acilen toplanmalı; İsrail’e karşı güçlü ve caydırıcı yaptırımlar derhal karara bağlanmalıdır. İslam ülkeleri, İsrail’de bulunan diplomatik temsilciliklerinin faaliyetlerini tamamen durdurmalıdır. Türkiye ve diğer tüm İslam ülkeleri İsrail ile ikili anlaşmalarını, ‘normalleşme’ süreçlerini ve karşılıklı ziyaret programlarını derhal iptal etmelidir. İslam ülkeleri, İsrail’e destek veren Batı ülkelerine petrol gönderimini yavaşlatmayı gündemlerine almalı ve gerektiğinde petrol sevkiyatını durdurmalıdır. Türkiye, özellikle Filistin’e ait enerji kaynakları üzerinde İsrail ile yapılan anlaşmalara derhal son vermelidir. Öncelikle çocuklar ve kadınlar olmak üzere, sivillerin can güvenliği mutlaka sağlanmalı, hastane, yetimhane, okul, ibadet yerleri gibi alanlar acilen koruma altına alınmalıdır. İsrail, Filistin topraklarına ve Filistinlilere yönelik silahlı eylemlerini durdurmadıkça, İsrail ile siyasi, ticari ve sosyo-kültürel bütün ilişki ve etkinlikler sona erdirilmelidir. TBMM’de bir heyet oluşturularak, teknik bir ekiple birlikte, Gazze’de bombalanan hastane ziyaret edilmeli ve oradaki durum hakkında kamuoyu bilgilendirilmelidir. İnsani yardımlar için acilen Mısır Refah sınır kapısında bir koridor açılmalıdır. Ülkemiz ve bölgemiz açısından büyük bir tehdit oluşturan ABD ve İngiltere, İsrail’in haksız işgaline destek vermek üzere Gazze açıklarında konuşlanmış olan deniz ve hava kuvvetleri unsurlarını bölgeden derhal çekmeli; bunun için kararlı ve dirayetli bir duruş sergilenmelidir. BM nezdinde İsrail’in haksız, hukuksuz işgal girişimine karşı gerekli kararların alınması için diplomatik girişimler acilen başlatılmalıdır. İsrail’in mevcut siyasi ve askeri karar verici kurumlarının, makamlarının, kişilerin tamamı hakkında Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesinde yargılanma süreci için girişimler başlatılmalıdır. Ayrıca İsrail hakkında ‘soykırım suçu’ temalı yargılama sürecine de başlanılmalıdır. Gazze’ye yönelik büyük bir insani yardım kampanyası organize edilmeli; Gazze’nin yeniden imarı için çalışmalar da süratle gündeme alınmalıdır” dedi.
‘Herkes sussa biz susmayız’
Konuşmasının bir bölümünde hükümete seslenen Güler, “Miting yapmak yerine bunlardan sadece bir tanesini dahi yapmış olsanız, emin olun çok daha büyük bir iş başarmış olursunuz. Bu vesileyle, şehit olan Filistinli kardeşlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Sözlerimin sonunda, dünden bugüne Filistin davamıza büyük bir hassasiyetle sahip çıkan Anadolu Gençlik Derneğimize ve bütün sivil toplum örgütlerimize bu süreçte de aynı hassasiyeti gösterdikleri için teşekkür ediyorum. Özellikle 28 gündür çeşitli eylemlerle bu meseleyi gündemde tutan genç kardeşlerime, çağrılarımıza kulak vererek katılan farklı kesimlerden vatandaşlarımıza ve en azından söylemleriyle de olsa destek veren herkese de teşekkür etmeyi de bir borç biliyorum. Herkes bilmelidir ki; zalimin zulmü karşısında herkes sussa da biz susmayız ve asla susmayacağız. Gerçekte ne olup bittiğini herkes görmezden gelse de biz hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Allah Filistinli kardeşlerimizin, tüm mazlumların ve bizlerin yâr ve yardımcısı olsun” dedi.
Bir cevap yazın