Şeker Fabrikalarını Satıyormuşsunuz, Sattırmayız!

Saadet Partisi Antalya İl Başkanlığının tertip ettiği “Şeker Fabrikaları Satılmasın” konulu basın açıklaması Kapalıyol Havuzbaşında gerçekleştirildi. İlginin büyük olduğu açıklamaya partililerin açtığı “Şeker Fabrikaları değil, Cargill kapatılsın”, “Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde Beyaz Ak Partili adam betonun yenmediğini anlayacak” ve “Şeker fabrikasını satmak, böbreğini verip diyalize mahkûm olmaktır” pankartları büyük dikkat çekti.

İl Başkanı Ramazan Düzen’in yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Ülkemizin büyük sıkıntılar çektiği bir dönemi yaşıyoruz. Bir tarafta ekonomik darboğaz, bir tarafta terör belası, bir tarafta ise kutuplaşmanın getirdiği gerginlik, huzur içinde yaşamamızın önünde en büyük engeldir.

Ülkemizin huzur ve saadeti için terörle mücadele ne kadar önemliyse insanımızın bütünüyle kucaklaşması da o derece önemlidir. İnsanların birbirini sevmediği ve birbirlerine karşı saygı duymadığı yerde barış ve huzur olamaz. Aynı şekilde ekonomik olarak insanımızın refahtan aldığı pay ne kadar çok olursa, iç barış da o kadar kolay tesis edilir.

İçinde bulunduğumuz ekonomik darboğaza baktığımız zaman, adil bir ekonomik sistemin gereğini bugün daha iyi anlayabiliyoruz. Sömürüye dayalı kapitalist ekonomik sistem ne yazık ki, milletin refahını değil, bir avuç azgın azınlığın konforunu gözetmektedir. Ülkece bu azınlığa çalışmakta, küresel şirketlerin ve bankaların kar rekorları kırmasına üzülerek şahitlik etmekteyiz.

Yaklaşık 35 yıldır uygulanan neoliberal politikalar neticesinde, özelleştirme adı altında milli servetimizin bir kısmının yabancılara devredildiğine, bir kısmının ise atıl duruma getirilerek yok edildiğine yine üzülerek şahit olduk ve olmaya da devam ediyoruz.

Bugün buraya toplanmamızın sebebi olan Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi, hem tarımsal sanayimize hem de şeker pancarı üretimine vurulmuş açık bir darbedir. Kürsülere çıktığında yedi düvelle mücadele ettiğini söyleyen, yerlilikten ve millilikten dem vuran hükümet yetkililerinin şeker pancarı gibi kendi insanımızın emeğini yok etmeye çalışmasındaki niyeti anlamaya çalışıyoruz ama maalesef anlayamıyoruz. Yapılan işin böbrekleri satarak diyaliz makinasına bağlı bir hayat sürmeyi istemekten farkı yoktur.

Şeker pancarı gibi stratejik bir tarımsal ürünün yok edilmesi adına Şeker fabrikalarını özelleştirme gayretlerini iyi niyetle açıklamak mümkün değildir. Şeker pancarı üreticilerinin tarımsal faaliyetlerden çekildikten sonra ihtiyacın ithalattan giderilmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu aşamaya gelindiğinde başvurulacak olan “aldatıldık” edebiyatına artık bu milletin tahammülü kalmamıştır.

Şeker Fabrikalarının kapatılması ve şeker pancarı üretiminin bitirilmesi kimin işine geliyorsa, bu tezgâhın arkasında onlar olduğunu bilmemiz gerekir. ABD’nin en büyük Siyonist sermayelerinden biri olan CARGİLL firması bu süreçten en karlı çıkacak olan firmadır. Nişasta bazlı tatlandırıcılar için belirlenen kotaların sürekli arttırılması, iktidarın kendi insanımız için değil, ABD’nin Siyonist sermayesi olan CARGİLL için çalıştığını göstermektedir.

Ayrıca nişasta bazlı şekerin insan sağlığına yönelik ciddi tehditler oluşturduğu, bugün herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Yıllardır kapısında beklediğimiz AB ülkeleri şeker pancarından elde edilen şeker kullanmaya devam ederken, bizlerin bu ülke insanına layık görülen nişasta bazlı şekeri kabul etmemiz mümkün değildir.

Hükümet, bir yandan kürsülerden ABD gibi ülkelerle restleşirken bir yandan da onların küresel uzantıları olan firmalar için milli tarımını yok etmeye çalıştığının farkında mıdır? Açıkçası bu çelişkiler içerisinde tarımı bitirmeye yönelik girişimler necip milletimizin vicdanını yaralamaktadır.

Yöneticilerimizin, bizi idare eden yetkililerin yeniden aldatılmamaları için Antalya’dan sesleniyorum. Gelin yerli tarım ürünümüz olan şeker pancarlarını yok etmeyin. Binlerce kişinin istihdam edildiği 14 Şeker Fabrikasını kapatmayın, satılmasına müsaade etmeyin!

Gelin çağın büyük zehirlerinden olan nişasta bazlı tatlandırıcıların üretimini yasaklayın. Gelin CARGİLL gibi Siyonist firmaların insanımızın sağlığı üzerinden servet yığmasına mani olun. Yerli ve milli şekerimize sahip çıkın, şeker pancarı üretimindeki kotaları kaldırın, çiftçimizi ayağa kaldırın, ülke insanımızın üretimine destek olun!

En önemlisi de, gelin Siyonizm’in bu milleti köleleştirmesine ve yumuşak lokma haline getirmesine müsaade etmeyin.”

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir